7 Aralık 2011 Çarşamba

Muhteşem Gece

Onlu hayatın son gecesiydi,onsuz günlerin başlayacağı gece.
Hayat ona zevk vermez hale gelmişti,hiç bir şeyden tat alamıyordu.
Kimseye anlatamıyordu derdini, o yavaş yavaş ölüyordu.
Evet herkes doğduğu andan itibaren ölümüne doğru yürür, ama o artık koşuyordu..
Sıkıntılarını paylaşabildiği biri vardı,güzel,olgun ve anlayışlı bir kız.
Hayatı sadece onun sayesinde yaşıyordu.
O onunla konuşabildiği kadar vardı,onunla öpüştüğü kadar.
Hayatının çıkmaz sokaklarından kurtuluşu onun ellerinde buluyordu hep.
O eller kurtarıcısı oluyordu,bunalımlarından çekip çıkarıyordu onu.
Kızı öyle çok seviyordu ki,sanki onun için yaşıyordu.
Birbirleri içindi yaptıkları her şey.
Birbirlerine oksijen oluyorlardı sanki,yaşam kaynağı oluyorlardı.
Gelecek planları vardı bir de.
Evlenmeyi düşünüyorlardı bir de çocukları olsa yeterdi.
Onlardan bir eser,geleceğe bıraktıkları bir canlı,aşklarının meyvesi olsun istiyorlardı.
Oğlan yaşam kaynağını kaybetmekten korkuyordu,biliyordu ki o olmazsa yaşayamayacaktı.

Son zamanlarda nedeninin bile anlayamadığı kavgalar başlamıştı.
Oğlan hep korktu o gidecek diye,gitmemeliydi asla karısı olmalıydı..
Her kavgada alttan aldı,hiç terslemedi.
Araları açılsın hiç istemedi.
Kavgalar giderek arttı,kız oğlanın yaptığı her şeye kızmaya başladı.
Her şey sorun oluyordu onun için,küsüp gidiyordu.
Oğlan peşinden koşuyordu köpeği oluyordu onun yeter ki onu bırakmasındı..

Onsuzluk ölüm ise,bu küsmeler yaralanmaydı.
Çok yara aldı oğlan.
Kız küstükçe daha da yaralandı,acıları arttı..

Özlemeye başladı hep mutlu oldukları günleri,yarasız günlerini.
Kız onu istemiyordu artık sıkılmıştı.
O onun için bir oyuncağa dönmüştü peşinde koşturup duran yavru bir köpekti adeta.
Yeni aşklar istedi,yeni erkeklere gitti gözleri.
Oğlan farkındaydı artık kendisine bakan gözlerde o eski parlaklığın olmayışını.
Anladı artık ısrar etmenin anlamsızlığını.
Gidene dur diyemedi,ama kendi hayatına deme  kararı aldı.

Küçük odasında sigara dumanları sinmişti mobilyalara.
Eski model pikabına Eric Clapton koydu,en sevdiği şarkıyı,Wonderful Tonight.
Buğulu sesiyle Clapton şarkıyı söylemeye ,o da eşlik etmeye başladı.
Bu onun "Muhteşem Gece"si olacaktı,son gecesi,son bir sigara yaktı.
Tavana astığı kalın ipi boğazından geçirirken gözünden bir damla yaş aktı.
Onu düşündü son kez,keşke böyle bitmeseydi her şey..
Gözleri usul usul kapandı,bir daha açılmamak üzere...


 Şemseddin Cem ÇAKMAKCI



14 Ekim 2011 Cuma

Dedikodu Kimekodu?

Sevgili Anne ;
     Senin telefonla konuştuğun sürede Dünya'da neler oluyor biliyor musun?
     Bu yarım saati aşkın Dedikodu ve Kimekoduu belli olmayan muhabbet silsilesince;
     Dünya nüfusunda çok çılgın değişimler olabilir.Yüzlerce kişi ölür bir o kadar kişi doğmuş olabilir.
     Nice ayrılıklar yaşanmış,nice birlikteliklere başlanılmış olabiir.
    Arşimet'in hamamda suyun kaldırma kuvvetini bulup ,bulduktan sonra gaza gelip çırılçıplak sokaklarda koşturması bu muhabbetimsinin süresinden kısadır büyük ihtimal.
     Newton'un başına elma düşüp yerçekiminin aklına gelmesi de kesin daha kısadır.
     Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atıldığında onca insanın ölümü daha kısa sürede olmuştur eminim.
     Soruyorum sana bu naber nassın iyidir nolsun lar hayatının büyük kısmını oluştururken biz nasıl Avrupa'ya ayak uyduralım?
     Biliyor musun anne biz hala gelişememiş ve sözde gelişmekte olan bir ülkeysek bunun sorumlusu sen ve senin gibi telefon bağımlılarıdır.
     Ya gördün mü,sana göre aman nolucak on dakka hasret giderdik,hal hatır sorduk ammada abarttın tarzında bir durum olsa daa, bu telefon bağımlılığı yüzünden geldi başımıza ne geldiyse..
     Diyebilirsin ki sevgili annecim,sen binlerce mesaj atıyorsun,internette saatlerini harcıyorsun,biz yarım saat konuştuk olay oldu.
     Üzgünüm ama kesinlikle haksızsın.Çünkü biz o mesajlarda arkadaşlarla güncel konular;toplumsal, siyasi ve ekonomik olaylar hakkında fikir teatisinde bulunuyoruz.
     Tabi sen o mesajları okuyamadığın için  abidik gubidik şeylerden bahsettiğimizi düşünüyor olabilirsin.
     İnternette geçirdiğim onca saatte lüzumsuz oyunlar oynadığımı boşa zaman öldürdüğümü de düşünüyor olabilirsin ama yine yanılıyorsun.
     Ben neden internete giriyorum?
     Tabiiki güncel konuları,haberleri,uluslararası alanlarda toplumu etkileyen olayları ve kişileri takip edip genel kültürümü geliştiyorum.
     Dediğim gibi anencim,lütfen artık şu Dedikodu ve Kimekoduu belli olmayan muhabbetlerden kurtul.
     Sen bunlardan vazgeçersen insanlık belki kurtulur,toplumumuz çağdaşlaşır,hatta kıyamet ertelenir belki

Saygılar
 Oğlun Cem 


7 Ekim 2011 Cuma

Küsmeyin..

     Küs,küsmek,küsüşmek ve türevleri.Hepsi de saçmalığın doruklarında şeylerdir kısa ömrümüzde.
     Şöyle başlayalım konuya daha önce bir şey paylaşmadığın,ortak bir geçmişinin olmadığı insanlarla hiç tanışmadığın için üzülmezsin mesela. Aynı yerküre üzerinde milyarlarca insanla yaşarsın. Ömrün boyunca çok azı girer hayatına milyarlara kıyasla, geri kalanlarla paylaştığın bir gezegen olsa da sen onlardan habersiz,onlar senden bihaber yaşar gidersin.
    Hiçbiri umrunda değildir,ne halleri varsa görsünlerdir senin için diye düşünebilirsin.Ama işin aslı böyle değildir.
    Her insan değerlidir hayatında,düşmanın da dostun da ve tanımadıkların da sana bir şeyler katmıştır,inansan da inanmasan da.
    Örneğin bir müzik grubu şarkılarında anlatır belki senin başından geçenleri.Belki bir ressam çizer hayatının resmini,hüzünlerini, sevinçlerini anlatır belki bir yazar.
    Grup dağılır kulakların duymaz olur,istemez başka şarkıları dinlemeyi.Seni anlatan ressam göçer gider dünyadan, gözlerin bakmaz başkasının çizdiğine.Yazarın yazmaz olur, okumak istemezsin seni anlatmayan yazıları.
    Onlar senin yaşadıklarını yaşamışlardır senin anlatmaya çalıştıklarını duyurmuşlardır başkalarına.Seni anlamışlardır başka kimsenin bir türlü anlayamadığı zamanlarda..
   Onları kaybedince ne çok üzülürsün, ne çok özlersin, ki onlar senin yaşadığından bile haberdar değillerdir.
   Birde kardeşten öte dediğin insanlar girer hayatına eğer şanslıysan.Her şeyini paylaşabildiğin insandır o yediğinin içtiğinin ayrı gitmediği onsuz sen Zeki siz Metin gibi olursun mesela.O seni anlar sen onu.Sanki birsinizdir iki bedende..
   Gün gelir ,saçma bir zamanda,anlamsız bir nedenle darılırsınız belki birbirinize.Lütfen çok büyütüp KÜSMEYİN birbirinize.Onca yaşanmışlığın onca paylaşılan mutlulukların,göğüs gerilen zorlukların hatırına hoşgörülü olun biraz, insan kolay kolay bulamaz böyle dostlukları.Kıymetini bilin lütfen bulmuşken sahip çıkın kaçırmayın elinizden..
   Çünkü o giderse uzaklara,bir daha dönmemek üzere KENDİNİZSİZ KALIRSINIZ...


     Şemseddin Cem ÇAKMAKCI
 
 

30 Eylül 2011 Cuma

Belki..

     Yağmurun yağışındaki eşsiz müziği dinle sevgilim.
     Benden,bizden ve birlikte yaşadığımız yerlerden uzak,hep sonbahar mevsiminin yaşandığı soğuk kentinde içine iyice çek yağmur sonrası toprak kokusunu..
     Belki üzerindeki kara bulutların bir gün yolu buralara düşer ve benim üstüme de dökerler içlerini.
     Koklamaya bir türlü doyamadığım kokunu da getirirler belki..
     Belki de sen gelirsin yağmurla birlikte.
     Sırılsıklam aşık olmanın sadece yağmurda birlikte yürüyerek olacağını düşünenlere inat yağmurdan kaçar, saklanırız belki.
     Bilirim narinsin, çabuk üşürsün sen, ben de centilmenlik olsun diye değil sen üşürken benim zaten üşümekten beter olacağımdan ceketimi çıkarıp sana veririm hemen.
     Sıkı sıkı sarılırız belki, yağmur altı yalancı aşklarına inat ,kuru ama birbirimize en sırılsıklam aşık.




Şemseddin Cem ÇAKMAKCI





29 Eylül 2011 Perşembe

Samsa

          Gregor Samsa bir sabah devcileyin bir böcek olarak uyandı.Ama ben hep normal ben olarak uyanıyorum malesef, monoton hayata.
          Bazen insan kıskanmıyor değil şu Samsa'yı hergün hemen hemen aynı şeylerin olduğu hayatımıza bir renk gelmez miydi acaba böcek olsak? Eğlenceli olurdu belki farklı bir yaratık olarak açmak gözlerini dünyaya.Belki bir böcek değil de farklı yaşamlarda uyanmak olabilir mesela.
          Böcek olup napacaksın kardeşim insansın daha ne istiyorum diye düşünüyor olabilirsin.Fakat böceği de küçümsememek gerek.Böcek özgürdür,başına buyruktur,birilerinin ondan yapmasını istediği şeyleri yapmak zorunda değildir.Böcek yalan söylemez,kimseye iftira atmaz.Ne isterse onu yapar böcek pişman olma ihtimalini düşünmeden ve zamanı geldiğinde ölür göğsünü gere gere,belki de senin ayağının altında ezilerek. Ardından ağlamaz kimse çünkü böcektir nasıl olsa..
          Hiçbirimiz bir gün devcileyin bir böcek olarak uyanmayacağız malesef .Sen uyandığında yine sen olacaksın, hiç uyanmayacağın uykuya yatacacağın ana kadar her sabah. Monotonluktan kurtulamayacaksın hiç, kurtulduğunu sandığında da aslında yeni bir monoton düzene başlamış olacaksın farkında olmadan.Ve öldüğünde de arkanda pek bişey bırakmamış olacaksın büyük ihtimalle.Belki biraz ağlarlar ardından sonra unuturlar. Ara sıra ziyaretine gelirler belki başlarda sonra biraz toprak ve adın yazılı bir taş parçası olursun zihinlerin bir köşesinde..



Şemseddin Cem ÇAKMAKCI
       

20 Eylül 2011 Salı

2012

     Sevgili Mayalar bi takvim çıkarmışınız te zamanın behrinde biz hala onu konuşuyoruz öncelikle bunun için tebrikler ve sayenizde ne filmler yapıldı ne paralar kazanıldı oyhş.
     2012 de bitirirken bu takvimi gerçekten bi bildiğiniz varmıydı acaba lan?
     Yoksa takvimi yapan arkadaş 2012 ye kadar zaten kim öle kim kala yeter bu kadar yazdığımız gidelim bi gezelim dolaşalım Maya topraklarının tadını çıkaralım havasında mıydı?
     Şansıma s*çayım ki tam da öss yılım şimdi sen çalış çabala bi sene dünyanın güzelliğklerinden (lafın gelişi) hiç faydalanama inekle kazan bi yeri sonra hoop kıyamet kopsun olacak iş değil.
     Boşver üniversiteyi kıyamete bi sene kalmış zaten git gez hayatını yaşa arkadaş da diyemiyosun ki (yemez).
     Takviminiz de takvim gibi olsa içim yanmayacak be sevgili Mayalar böyle yuvarlak bişeyler değişik semboller falan arkası da boş zaten hiç yakıştıramadım.
     Takvim dediğinin arkasında önemli olaylar dini bilgiler vesayree olur hani hiç olmadı bi fıkra koy, yemek tarifi falan da olurdu.
     Ön tarafında o gün doğanlar için isim önerileri imsak ve sahur vakitleri falan yook o da yook.
     Ben böyle ezik takvime güvenmem usta.
     2012 falan hikaye durmak yok yola devam stayla.
     O zaman ben kaçazzi hepiizi öpüzz

Takvimi kes

Şemseddin Cem ÇAKMAKCI


16 Eylül 2011 Cuma

Kazım'a Serzeniş

     Yine boktan bi sabahtan boktan bi alarmla uyanıp küfrederek boktan otobüse bindim.
     Ön sıralarda üzerinde örgü yelek ayaklarında renkli çorap üzerine ev terliği kreasyonuyla ilginç bir teyze oturuyordu.
     Bu teyzeler genellikle yanlarında bir bayan da bi ablamız oturuyorsa eğer kendilerini susturamazlar ve hemen bir şekilde laf atarlar for ekzempıl :
*Ayyh havalar da bi düzelmedii dimi.
*Öğrenci misiniz?
*Bu şöfor de ne biiçim sürüyo ölüp gitcez vallaa.VESAAYRE.
ki bu teyzemiz de hemen yanındaki ablayla kontağı kurdu ablamız da ne yapsın kırmıyo tabi, evet teyzecim haklısın may aunt tarzında geçiştirme yöntemleriylen asist yapıp en son susturup golü bulmaya çalışıyor ama yok teyzenin motoru susturmak mümkün değil.
     Bende yavru ceylan görmüş aslan edasında sinsice yaklaştım dinliyorum.
     Birden olaya bi KAZIM dahil oldu teyzenin oğlumuymuş neymiş.
     Kazım teyzenin anlattığına göre ya coni dep ya bired pit birazda olgunsa corç kuluniy yani aşşası kurtarmaz.
     Bu kazım teyzenin oğlu olduğuna göre yaşından tahminen öğrenci olduğun düşünülmekte ve demekki ülkemizden de Harvırd gibi Yale gibi üniversitelere de giden çocuklar var diye guru duymaktayım..
     Hani anlattığına göre burlardan aşşası kurtarmaz bu Kazımı.
     Sıra geldi Kazımın derslerinee Teyzemiz yine çoşkulu tabi "Bizim kaağzığmın dersleri de çok iyiiydi ammaa (Aha işte amma gördün mü orda bi sakatlık kesin çıkar) devamsızlıktan kaldı yoksa cidden çok çok iyi yani dersleri "
demesin mi! S*ktir be Kazım oldu mu bu şimdi? Ben boşuna mı gurur duydum yavrum senle?
     Bide anneni kandırmışsın hayvan herif derslerini iyi biliyo utanmıyo musun oğlum!
     Kadına da yazık tabi diyememiş la gerizekalı oğlum derslerin iyi olsa devamsızlıktan kalır mısın diye..
     O kar corç kuluni dedik senden castin bibır bile olmazmış be... Utan utan..




Şemseddin Cem ÇAKMAKCI


15 Eylül 2011 Perşembe

milliyetpornnoktakom

     O değilde noolcak bu milliyet kom ve ondan eksik kalmayan hürriyet kom un hali?
     Haber sitesinden öte ikisi de birer erotik site (çıplak fotoğraflar için tıklayın).
     Softporn nokta kom yani biyerde .
     Bide utanmadan sağdan soldan emdikleri cıbıldak.jpeg lerin altına resim altı yazmışlar.
For ekzempıl :
Matt Smith'in sevgilisi ünlü model Daisy Lowe a yaptığı el hareketi kamerlardan kaçmadıı ! (Bildiin pandik)
İşte Adrianne Curry nin olay yaratan pozları ve Twitter'da en özel anlarını bile paylaşan diğer ünlüler.(Celebrities Gallery) Ba ba ba ba !
     Bu boktan sitelerdeki görüntülerin hepsi ve daha.(fazla+kaliteli)si egotastic.com sitesinde mevcut. (+18 diil lan heyecanlanma hemen)
     Emişe devAM!


Şemseddin Cem ÇAKMAKCI